| meveddet |
Küşf 'ül Gıta
Bir vücuddur cümle eşya ayn-ı eşyadır Huda
Lîk vardır ol vücudun zâhiri vü bâtını
İtibarîdir vücuda evvel ü âhır demek
Evvel âhır farz edersen böyledir bu yoksa ki
Ayn olan şeyde ne mümkin evvel ü âhır demek
Bir vücudun bâtınıdır ol kadîm-î ruh-u Hak
Bâtın-ı âlem teneffüs etmek ister zâhirâ
Cân-ı âlemden takaza kopdu zâtı aşkına
Lâ-cerem düşdü sefer bu iktiza olan tamâm
Geldik imdi zât-ı Hak kim bâtın-ı âlemdurur
Yani bir kuvvet ki ol ayn-ı nefesdir mânide
Esfel ü âlâyı seyr edip merâtib kat' ile
Âlem-i ulvi ki Arşdır anı menzil eyledi
Geçdi Arşdan çıkdı kürsiye bu kez menzil diyu
Geldi heft eflâke çıkdı anı dahi seyr edip
Unsuriyyâta bu kez geldi yüzünü tutdu ol
Kodu anı dahi gecdi madene menzil diyu
Kodu anı dahi kim menzilgeh edindi nebat
Bulmadı anlarda özün geldi hayvan mülküne
Âkıbet bunca menâzil geçdi kendin bulmadı
Neş'e-i âdemdir ancak nefhaya kabil vücud
Âdemîde hâsıl oldu çün kemâl-i tesviye
Aşikâr oldu sana hep âlem-i ulvi ne var
Âlem-i ulvîdir ancak anda akl-u-ilm ola
Âlem-i ulvîde zâhirdir cemâl-i pâk-i dost
Âlem-i ulvî denen hep âlem-i süflidedir
Mahasal âlem kamu âlât-ı âdemdir tamâm
Cümlesinin yok şuûru kârı hem mahsûsdur
Kadr-ı külliyesinin mazharlarıdır hep bular
Anın içün seyr eder kim zâhir ola her kemâl
Âleme gelmezden evvel câmiiyyet yok idi
Âlem-i kuvvetde her bir nesne kim mevcûd idi
Görülemez nutk u suret âdemîden gayrıda
Cümleten esmâya câmi' nüshadır zâtın senin
Hayy-i âlemsin ki zâtın bahş eder her dem hayât
Kalb-i âlemsin ki ilmin cümleyi oldu muhît
Şâh-ı âlemsin ki her kârda irâde sendedir
Âlemin sensin muradı hep irâde sendedir
Nutk-u âlemsin ki âlem buldu nutkundan vücûd
Ayn-ı âlemsin ki âlem gördü senin vechini
Âlemin sensin kulağı olmasaydın sen eğer
Bu yedi esmâyı bil esma-yi zâtiyyedürür
Mecma-ül- bahreyn-i Haksın vâcib imkân sendedir
Nur-u Haksın senden alır cümle eşya pertevi
Kıblesisin onsekiz bin âlemin ey pâk zât
Secdegâh-ı âlem olduğuna şâhid bu bize
Cân-ı âlemsin libâs-ı âdemide sen bugün
Ma-hasal sensin heman bu cümle âlemden garaz
Gerçi bu temsilimiz eb'ad görünür eb'ade
Bu dıraht-ı âlemin oldu zemini Arş bil
Nâr-u-bâd-ü-ab-ü-hâk oldu misâli dalları
Dâiye düşdü nevâta kendi zâtın görmeğe
Geldi hâke bulmadı anda dahi kendisini
Olmadı sakdan dahi derdine dermân âkıbet
Ermedi şâhdan murada yaprağa dutdu yüzün
Âkıbet bunları da terk kıldı geldi meyveye
Bildi vü buldu vü gördü kendi kendini temâm
Çok kemâle ere meyve hatm olur anın işi
Böyledir hâl-i mürekkeb âkıbet fâni olur
Suret-i misliyyesinden cilve eyler ol yine
Sanma anı kim tecellisinde tekrâr eyliye
Zât-ı vâhiddir tecelli eyleyen her neş'eden
Her inânın rengine göre olur o munsabıg
Müfredât olur mürekkeb her mürekkeb müfredât
Asl fer'in fer' aslın aynıdır gayrı değil
Bu vücûdun bâtınıdır cevher-i evvel denen
Cevherin her mazharında bir zuhûr-u hass var
Mazhar-ı âlem sıfatdır kudret izhâr eyledi
İster isen bak dırahta gör sıfâtın meyvenin
İster isen âleme bak kudretini gör anın
Bağbân-ı dehre lâzım meyve-i ademdurur
Zât-ı Hakdır her sıfatdan dembedem devr eyleyen
Meyve sûretinde cümle kimi puhte kimi ham
Kimi ham ü kimi puhte olmağa bâis bu kim
Ham puhte olmadan düşerse yere nâgehân
Puhtenin içi bütündür yere düşerse dahi
Elli bin yıl denilir neşr ile ba'sin bir dahi
Batn-ı âlemden bu denlü yılda doğar âdemî
Mâhasal bu neş'enin kadrin bil ey kadrin senin
Dahi mülk-ü saltanatdır serbeser âlem sana
Cümle eşyâyı musahhar eylemiş hep emrine
Ehl-i hâba gerçi âlem sûret-i dünyâdurur
Zira âlem bir vücûddur evvel oldur âhır ol
Halk-ı âlem zâhirine dediler dünyâ anın
Âdem ise bâtın u hem zâhiri câmi'durur
Âlem âdem âdem âlem olmadadır haşr-ü-neşr
Yevm-i cem' olan kıyâmet âdeminin şânıdır
Ruz-u mahşer fi'l-hakika ruz-u âdemdir hemân
Çünkü geldin âdeme geldi kıyâmet kamete
Ma'rifetden hisse alıp kendini bildin ise
Cehl ile kalıp özünden olmadınsa ger habîr
Hizmet eyle cân-u-dilden ma'rifet erbâbına
Bu kasiden ile Gaybî keşf-i esrâr eyledin
Sun'ullah Gaybî
17:09 - 7.7.2007 - yorum yaz
|
<%%> ~Meveddet Pınarları~ Ana Sayfa Kurân-ı Kerîm Ehl-i Beyt Muhyiddîn İbn-i Arabî Mevlâna Celâleddîn Belhî Mesnevî-i Mânevî Lübb-ü Lübâb-ı Mesnevî Makâlat-ı Şems Lügat ~İrfan Dünyası~ - Tevhîd-i Ef'âl - Tevhîd-i Sıfat - Tevhîd-i Zât - Makām-ı Cem - Makām-ı Hazretü-l Cem - Makām-ı Cem'ü-l Cem - Makām-ı Ahaddiyyet - Devriyye-i Ferşiyye - Melâmîler - Eşref Ede - Küşf 'ül Gıta - Gazel - Ârif-i Billah - Onsekiz Beyt - Salât-ı Dâim - İşbu Deme Erince - Mâverâda Söyleniş - Tasavvuf - Âşıklara Hediye - Seyyid Abdulkâdir Belhî - Selman'ın Sırrı - Kumeyl Duası - Kumeyl Bin Ziyâd - Murad Buhâri Dergâhı <%%> -------------------------------------------------------------------------------- -Arşiv |